AfganistanDünya

Afgan kadın gazeteciler, zor günler geçiriyor

Taliban’ın Afganistan’a hakim olmasının ardından çalışma alanlarını kaybeden Afgan kadın gazeteciler, hızla gelen değişimden Taliban kadar ABD’yi de suçluyor.

Afganistan hükümetinin devrilmesinden önce uzun yıllar çeşitli medya kuruluşlarında çalışan deneyimli kadın gazeteciler, AA muhabirine konuştu.

Gazeteciler Taliban’ın Afganistan’ı kontrol etmesinin ardından işsiz kaldıklarını, sokağa rahatça çıkamadıklarını, korku içinde yaşadıklarını ve geleceklerinden kaygılı olduklarını belirtti.

Eskisi gibi işlerini yapmayı ve özgürce sokağa çıkmayı istediklerini ifade eden kadın gazeteciler, Taliban yönetiminin kadınlara yaklaşımının değişeceğine inanmadıklarını dile getirdi.

Bunun yanı sıra ABD’nin insan haklarını garanti altına almadan ülkeden ayrılmasına da tepki gösteren gazeteciler, uluslararası camianın Taliban yönetimini tanımaması gerektiğini ifade etti.

Gazeteci olmayan birçok kişinin de buldukları torpiller sayesinde edindikleri sahte evraklarla tahliye edildiğini belirten kadın gazeteciler, yabancı güçlerin çekilmesinin ardından ülkeden ayrılan charter uçaklarını kastederek, ABD’nin Afganistan’daki temsilcilerinin halen tahliye işlemleri yaptığını, ancak kendilerinin bu kişilere ulaşamadıklarını anlattı.

23 yıllık gazeteci Firuzan Halilyar (45), kadınların eğitim ve haklarını geliştirmeyi amaçlayan “Aybegüm” adındaki derneğinin faaliyetlerinin Taliban nedeniyle sonlandığını söyledi.

Taliban’ın 1996-2001 yılları arasındaki iktidarı döneminde genç bir kız olarak yaşadığı zorlukları anlatan Halilyar, “Taliban’ın önceki döneminde genç bir kız ve lise öğrencisiydim. O zaman da Taliban rejimi yıkılmadan biz eğitimlerimizi sürdürememiştik. Çalışamamıştık. Şu an da yine aynı şey oldu.” ifadelerini kullandı.

Eski bir hükümet çalışanı olan eşinin de işsiz olduğunu belirten Halilyar, ekonomik sıkıntı yaşadıklarını, bunun için ev eşyalarını dahi satmayı düşündüklerini aktardı.

– “ABD, namertlik etti”

Taliban’dan beklentilerinin karşılanacağına inanmadığını belirten Halilyar, ülkedeki kadınların durumuna ilişkin şunları söyledi:

“Biz yine 20 yıl geriden başladık. ABD Afganistan’a geldiğinde Taliban çekildi. Şimdi de ABD çekildi ve Taliban geldi. ABD namertlik etti. Son 20 yıl içerisinde elde ettiğimiz kazanımlarımız tekrar sıfıra indi. Şöyle düşünün, bir kasırga geldi ve her şeyimizi birden aldı götürdü.”

Taliban’ın başka devletlerce tanınması halinde, baskıyı artıracağına inandığını ve bu nedenle ülkeden ayrılmak istediğini kaydeden Halilyar, “Ben 23 yıllık ömrümü gazetecilik yolunda sarf ettim. Çocuklarımın eğitimsiz yetişmesine göz yumamam.” dedi.

– “Ailece evde korku içerisinde yaşıyoruz”

Gazeteci Nuriye Şerifi (29), Afganistan Milli Televizyon Kanalında (RTA) çalışırken, ülkedeki yönetim değişikliği nedeniyle işinden olduğunu belirterek, eşinin eski bir hükümet çalışanı olduğunu ve şu an onun da işsiz olduğunu söyledi.

Ciddi bir ekonomik sıkıntı içinde olduklarını kaydeden Şerifi, yaşadıkları zorlukları şu şekilde anlattı:

“Beraber çalıştığımız kadın gazetecilerin bazıları ailelerinin geçimini sağlayamadığı için uzak ilçelere göç etti. Ben de kocam da evdeyiz. Hayatımız çok zor geçiyor. Şu an evin kirasını bile ödeyemiyoruz. Çocuklarım okula gidemiyor.”

Taliban’ın kadın politikasında yumuşama olacağına inanmadığını belirten Şerifi, “Ailece evde korku içerisinde yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

– “Özbeklere ayrımcılık yapılıyor”

Gazetecilikte 10 yılını tamamlayan Süreyya İbrahimi (26), son 5 yıldır RTA’nın Özbekçe haberler servisinde spikerlik yaptığını söyledi.

Taliban sonrası işsiz kaldığını belirten İbrahimi, bu sürede kadınların karşılaştığı zorlukları anlattı.

İbrahimi, “Kanalda, sosyal medyada yapılan Özbekçe yayınlara ciddi kısıtlamalar getirildi. Taliban, Özbeklere ayrımcılık yapıyor.” dedi.

Taliban yönetiminin Özbek kökenli “Başbakan Yardımcısı Vekili” Abdulselam Hanefi’nin Özbekleri temsil etmediğini belirten İbrahimi, Hanefi’nin grup içindeki varlığının sembolik olduğunu söyledi.

İbrahimi, “Bizim yurt dışına gitme gibi bir düşüncemiz yoktu. Eğer kadınlar için eskisi gibi imkan yaratılırsa gitmek istemem, ancak şu an tehdit alıyorum.” dedi.

– “Her şey beklentimizin tersi yönünde seyrediyor”

25 yıldır gazetecilik yapan Şinkey Gafurzey (42), RTA’da uzun yıllar eğitim programları hazırladığını aktardı.

Taliban’ın ülkeyi kötü yönettiğini ve insanların geleceğe olan umudunu yok ettiğini savunan Gafurzey, “Taliban’ın uzun vadede hükümette kalacağını zannetmiyorum. İnsanların hayatını mahvettiler. Kimsenin geleceğe dair bir umudu kalmadı.” değerlendirmesinde bulundu.

Gafurzey, birçok kişinin sahte evraklarla Afganistan’ı terk ettiğini belirterek, “Bir ay önceye kadar yurt dışına çıkma gibi bir niyetim yoktu. Ülkemiz yine de düzelir umudu taşıyordum. Ama her şey beklentimizin tersi yönünde seyrediyor. Şu an ise tehdit altındayız.” dedi.

ABD’nin ülkedeki insan haklarını garanti altına almadan ayrılmasına tepki gösteren Gafurzey, “ABD’liler buradan ayrılırken her şeyi mahvedip gitti. Onların amacı Afganistan’a yardım etmek değildi.” ifadesini kullandı.

– “Kadınlar bir hiç oldu”

Fezile Azizi (47), uzun yıllardır Kabil’de kadın hakları konusunda çalışmalar yürüttüğünü anlatarak, Taliban öncesi Afgan kadınların yaşamını şu şekilde anlattı:

“Afgan kadınlarının büyük umutları vardı. Kadınlar üst makamlarda çalışabiliyordu. Kadın bakanlar vardı, cumhurbaşkanlığına aday olabiliyorlardı. Ticaret yapıp, ülke dışına çıkabiliyorlardı. Ekonomide önemli konumları vardı. Kendilerini toplumda etkin bir rolde hissediyorlardı. Bugün ise kadınlar bir hiç oldu.”

Yakın zamana kadar Afganistan’ı terk etme gibi bir niyetinin olmadığını söyleyen Azizi, “Hep ülkemi kalkındırma düşüncesi vardı bende. Ancak durum böyle devam ederse benim çalışma hakkım elimden alınırsa mecbur ben de ülkemi terk etmek zorundayım.” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu